İçeriğe atla
MS Psikiyatri

DEHB: Nasıl Anlaşılır, Ne Zaman Değerlendirilir

≈ 6 dk okuma

Öğretmen "derste yok, hep dalıyor" diyor. Ödev bir saatlik iş, üç saate yayılıyor. Çanta her hafta bir şey eksik geliyor. Aynı çocuk sevdiği oyunu dört saat oynayabiliyor — aile de buna bakıp "demek ki istese yapıyor" diye düşünüyor.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkatin ve hareketliliğin yaşa göre beklenenin dışında olmasını tanımlar. Çocuğun zekâsıyla ilgisi yoktur.

Üç ayrı görünüm

DEHB tek bir tablo değil. Üç biçimde karşımıza çıkıyor:

En çok gözden kaçan grup

Dikkat baskın tipteki çocuklar geç fark ediliyor. Sınıfta sorun çıkarmadıkları için kimse şikâyet etmiyor. "Tembel", "hayalperest", "biraz yavaş" diye anılıyorlar ve genellikle notları düşmeye başlayınca gündeme geliyorlar.

Kızlarda bu tablo daha sık görülüyor ve tanı çoğu zaman erkeklere göre yıllar sonra konuyor.

Nasıl ayırt edilir

Her hareketli çocukta DEHB yok. Belirtilerin şu ölçüleri karşılaması gerekiyor:

Son madde belirleyici. Dikkati dağınık ama hayatı akan bir çocukta tanı aranmaz.

Sık duyulan yanlışlar

"Şeker yüzünden." Şekerin DEHB'ye yol açtığı gösterilmedi.

"Ekran yaptı." Ekran DEHB'ye neden olmuyor. Aşırı ekran kullanımı mevcut tabloyu zorlaştırabiliyor, ikisi ayrı şeyler.

"Disiplin sorunu, biraz sıkı tutulsa geçer." Sıkı tutmak dikkati artırmıyor. Bu yaklaşımın en sık sonucu çocuğun kendini beceriksiz görmeye başlaması oluyor.

"Büyüyünce geçer." Hareketlilik yaşla azalıyor. Dikkat ve düzen tarafındaki zorluk çoğu kişide ergenlikte ve sonrasında bir biçimde sürüyor.

Değerlendirmede ne yapıyoruz

Tek bir görüşmeyle ya da tek bir testle tanı konmuyor.

Gelişim öyküsünü aileden alırız. Okuldan bilgi isteriz — öğretmenin gözlemi olmadan iki ortam ölçütü doğrulanamaz. Aile ve öğretmen için ayrı ölçekler kullanırız. Çocukla yaşına uygun biçimde görüşürüz.

Bir de ayırmamız gerekenler var: uyku bozukluğu, kaygı, öğrenme güçlüğü, işitme ve görme sorunları, evdeki bir değişiklik. Bunların hepsi dikkat dağınıklığı gibi görünebiliyor.

Ne bulduğumuzu, neyin belirsiz kaldığını ve ne önerdiğimizi size anlatırız. Kararı birlikte veririz.

Yanında sık bulunanlar

DEHB tek başına gelmeyebiliyor. En sık eşlik edenler: öğrenme güçlükleri, kaygı, karşı gelme davranışı, uyku düzensizliği.

Bu yüzden değerlendirme yalnız dikkate bakmakla bitmiyor.

Evde ve okulda ne yardımcı olur

Bunlar değerlendirmenin yerini tutmaz, ama çoğu ailede işe yarar:

İlaç konusu

Aileler bu başlığı en çok merak eden, en çok da çekinen taraf. Bir benzetmeyle anlatmak daha kolay oluyor.

Altınızda son model bir araba var. Motoru güçlü, her şeyi yerinde. Ama sürücünün gözü sekiz numara miyop ve gözlüğü yok. O araba yolda tutulmaz. Arabada bir kusur olduğu için değil — yol görünmediği için.

DEHB'de ilacın yaptığı iş bu gözlüğe benziyor. Çocuğa yeni bir yetenek eklemiyor. Zaten sahip olduğu şeyi kullanmasının önündeki engeli kaldırıyor. Gözlük takan kişi daha zeki olmuyor, sadece yolu görüyor.

Gözlüğün gerektiği yerde önemi de küçümsenecek gibi değil. Sekiz numarayla direksiyona geçen birine "biraz dikkat et" demek işe yaramıyor. Yıllarca duyduğu şey bu oluyor: daha çok çabala, daha çok odaklan, biraz isteseydin yapardın. Çocuk bir süre sonra arabanın bozuk olduğuna değil, kendisinin beceriksiz olduğuna inanmaya başlıyor.

Ama her çocuğun numarası sekiz değil. Bazılarınınki çeyrek numara. O çocuk gözlüksüz de yolu yeterince görüyor; ona araba kullanmayı öğretmek yetiyor — düzeni kurmak, yönergeyi kısaltmak, okulla birlikte çalışmak, uykuyu yerine oturtmak.

Numaranın kaç olduğunu değerlendirme söylüyor. Aynı tanıyı alan iki çocuk için verilen karar aynı olmayabiliyor.

Benzetmenin çatladığı bir yer var, onu da söyleyelim: gözlük numarası tek ölçümde çıkar. İlaçta doğru ayarı bulmak birkaç görüşme alıyor. Bu yüzden başlanan yerde kalınmıyor, izleniyor ve gözden geçiriliyor.

Gündeme geldiğinde önce neden önerdiğimizi anlatırız: neyi hedeflediğimizi, neyi hedeflemediğimizi, nasıl izleyeceğimizi ve ne zaman tekrar bakacağımızı. Karar birlikte verilir.

İlaç tek başına bir plan değil. Okul düzenlemesi, ev düzeni ve gerektiğinde davranışsal çalışma yanında yürür.

İnternette bu başlıkta çok fazla kesin konuşan içerik var — hem "mutlaka başlanmalı" diyen hem "asla verilmemeli" diyen. İkisi de çocuğunuzu görmeden konuşuyor.

← Tüm yazılar