Sosyal iletişim bozukluğu
Bazı çocuklar kelimeleri bilir, cümleleri düzgün kurar, kelime dağarcığı yaşına uygundur — ama konuşmanın kendisinde zorlanır. Sırasını bekleyemez, konuyu değiştirdiğini fark etmez, şaka mı ciddi mi olduğunu ayırt edemez, karşısındakinin sıkıldığını göremez.
Sosyal iletişim bozukluğu bunu tarif eder: dilin kendisinde değil, dilin sosyal kullanımında yaşanan güçlük.
Nasıl görünür
Belirtiler yaşa göre değişir. Ailelerin genellikle fark ettikleri şunlar:
- Konuşmayı başlatır ama sürdüremez; ya çok uzun anlatır ya birden susar
- Karşısındaki kişiye ya da ortama göre konuşma biçimini değiştirmez — öğretmene ve arkadaşına aynı şekilde konuşur
- Espriyi, imayı, deyimi düz anlamıyla alır
- Bir şey anlatırken dinleyenin bilmediği kısımları atlar; hikâye ortadan başlar
- Karşısındakinin ne bildiğini, ne düşündüğünü ya da o an ne hissettiğini tahmin etmekte zorlanır
- Göz teması, yüz ifadesi ve beden dilini takip etmekte zorlanır
- Yaşıtlarıyla oyun kurmakta zorlanır; genelde ya çok küçüklerle ya yetişkinlerle daha rahattır
Bu maddelerin hiçbiri çocuğun umursamadığı anlamına gelmez. Çoğu çocuk karşısındakini fazlasıyla önemser ama o anda ne olup bittiğini okuyamaz. Fark edememek ile umursamamak farklı şeylerdir — ve dışarıdan bakan çoğu kişi bu ikisini karıştırır.
Bunların bir kısmı her çocukta zaman zaman görülür. Önemli olan sürekliliği ve günlük hayatı ne kadar zorlaştırdığı.
Otizmden farkı nedir
Ailelerin en çok sorduğu soru bu.
Sosyal iletişim bozukluğunda güçlük iletişimin sosyal tarafıyla sınırlıdır. Otizm spektrum bozukluğunda ise buna sınırlı ve yineleyici ilgi ve davranışlar eşlik eder: aynılıkta ısrar, rutin değişikliğine tepki, dar ve yoğun ilgi alanları, duyusal hassasiyetler.
İkisini birbirinden ayırmak göründüğü kadar kolay değil. Belirtiler çocuklukta iç içe geçebiliyor; aynı çocuk bir dönem şu tabloya, bir dönem bu tabloya daha yakın durabiliyor. Bu yüzden ayrım tek bir görüşmede değil, gelişim öyküsü, gözlem ve gerektiğinde yapılandırılmış değerlendirmeyle birlikte yapılıyor.
Ne zaman değerlendirme gerekir
Şunlar birkaç aydır sürüyorsa konuşmaya değer:
- Çocuğun arkadaş edinmesi ya da edindiği arkadaşlığı sürdürmesi zorlaşmışsa
- Okulda derse değil, sosyal ortama dair şikâyetler geliyorsa
- Çocuk kendisi de zorlandığını fark ediyor ve bundan rahatsızsa
- Sosyal ortamlardan giderek uzaklaşıyorsa
Görüşmenin sonunda "şu an bir şey yapmaya gerek yok" demek de bir cevaptır.
Değerlendirmede ne yapıyoruz
İlk görüşmeye aileyle birlikte çocuk da gelir. Gelişim öyküsünü alır, çocukla yaşına uygun biçimde konuşuruz. Gerektiğinde okuldan bilgi ister, ölçek ve yapılandırılmış değerlendirme araçları kullanırız.
Ne bulduğumuzu, neyin belirsiz kaldığını ve ne önerdiğimizi size anlatırız. Kararı birlikte veririz.
Evde ve okulda ne yardımcı olur
Bunlar değerlendirmenin yerini tutmaz, ama çoğu ailede işe yarar:
- Sosyal durumu sonradan konuşmak. Olay anında düzeltmek yerine, sonra sakin bir anda "orada ne oldu sence" diye konuşmak.
- Örtük olanı açık söylemek. "Arkadaşın sıkıldı" demek yerine "arkadaşın saate baktı, bu genelde gitmek istediği anlamına gelir" demek.
- Küçük ve yapılandırılmış ortamlar. Kalabalık oyun grupları yerine iki kişilik, belirli bir işi olan buluşmalar.
- Okulla iletişim. Öğretmenin ne gözlemlediği, klinikte görülemeyecek bilgiyi taşır.