Seçici Mutizm: Çocuğum Evde Konuşuyor, Okulda Konuşmuyor
Bazı çocuklar evde susmaz. Şarkı söyler, tartışır, espri yapar, kardeşiyle bağırarak kavga eder. Aynı çocuk okula girdiğinde tek kelime etmez. Öğretmen adını sorar, cevap gelmez. Arkadaşı oyuna çağırır, başını sallamakla yetinir. Tuvalete gitmek istediğini bile söyleyemez.
Aileler bunu çoğunlukla okulun ilk haftalarında duyar. İlk tepki genellikle beklemek olur: utangaçtır, alışır. Bazı çocuklar gerçekten alışır. Bazılarında tablo aylarca aynı kalır.
Seçici mutizm, çocuğun konuşabildiği hâlde belirli ortamlarda konuşamamasını tanımlar. Dilde bir eksiklik yoktur. Kelimeler yerindedir, cümle kurabilir, evde bunu her gün gösterir.
Nasıl görünür
Ailelerin ve öğretmenlerin en sık anlattıkları:
- Evde ve yakın akrabalar arasında rahat konuşur, okulda ya da kalabalıkta hiç konuşmaz
- Bazı çocuklarda tablo daha dar olur: öğretmenle konuşmaz ama bir arkadaşıyla fısıldayarak konuşur
- Sorulara başıyla, eliyle ya da yazarak cevap verir
- Konuşması beklenen anlarda donar; yüz ifadesi kaybolur, gözünü kaçırır
- Yanıt vermesi gereken anlarda kızarma, terleme, karın ağrısı olabilir
- Grup etkinliklerinden, sunumdan, yoklamadan kaçınır
- Okul dışında, örneğin bahçede kimse yokken konuşabilir
Süre önemlidir. Okulun ilk birkaç haftasında suskunluk beklenen bir uyum tepkisi olabilir. Bir aydan uzun süren ve çocuğun okul hayatını zorlaştıran bir durum varsa bakılmaya değer.
En sık yanlış anlaşılan yer
Bu çocuklar konuşmayı reddetmiyor. Konuşamıyor.
Fark önemli, çünkü davranış dışarıdan inatçılık gibi görünüyor. "İstese konuşur" cümlesini bu çocukların çoğu duyuyor. Ödül verilerek, ısrar edilerek ya da sınıfın önünde zorlanarak konuşturulmaya çalışıldığında tablo genellikle sertleşiyor; çocuk o ortamdan büsbütün uzaklaşıyor.
Seçici mutizm bugün kaygı ile ilişkili bir durum olarak ele alınıyor. Çocukların önemli bir kısmında sosyal kaygı da bulunuyor. Bir kısmında dil ve konuşma gelişiminde ek zorluklar eşlik ediyor.
Yaygın bir yanlış bilgi de travmayla ilgili. Seçici mutizmi olan çocukların çoğunda travmatik bir olay öyküsü yoktur. Ailelerin "biz ne yaptık da böyle oldu" sorusuna çoğu zaman verilecek dürüst cevap, ortada aranacak bir suçlu olmadığıdır.
Ne zaman değerlendirme gerekir
Şunlar bir aydan uzun sürüyorsa konuşmaya değer:
- Çocuk okulda hiç konuşmuyor ya da yalnız birkaç kişiyle fısıldayarak konuşuyor
- Öğretmen çocuğun neyi bilip bilmediğini anlayamıyor
- Çocuk arkadaş edinemiyor, gruba giremiyor
- Okula gitmek istememe, karın ağrısı gibi bedensel şikâyetler ekleniyor
- Çocuk kendi durumundan rahatsız
Görüşmenin sonunda "şu an bir şey yapmaya gerek yok" demek de bir cevaptır.
Değerlendirmede ne yapıyoruz
İlk görüşmeye aileyle birlikte çocuk da gelir. Çocuğun ilk görüşmede bizimle konuşmamasını bekliyoruz; bu bir sorun değil, zaten tablonun kendisi.
Gelişim öyküsünü aileden alırız. Çocuğun hangi ortamda kiminle konuştuğunu ayrıntısıyla çıkarırız — bu harita sonraki adımların temelini kurar. Okuldan bilgi isteriz; öğretmenin gözlemi klinikte görülemeyecek bilgiyi taşır. Dil ve konuşma gelişiminde ek bir zorluk olup olmadığına ayrıca bakarız.
Ne bulduğumuzu, neyin belirsiz kaldığını ve ne önerdiğimizi size anlatırız. Kararı birlikte veririz.
Evde ve okulda ne yardımcı olur
Bunlar değerlendirmenin yerini tutmaz, ama çoğu ailede işe yarar:
- Konuşma baskısını kaldırmak. "Hadi söyle", "teşekkür etsene" gibi anlık ısrarlar çocuğu daha çok kilitliyor.
- Cevap verme yolunu açık bırakmak. Baş sallama, işaret etme, yazma da cevaptır. Konuşmayan çocuk iletişim kurmuyor demek değildir.
- Sorulan sorunun biçimini değiştirmek. "Bugün ne yaptın?" yerine "mavi kalemi mi kırmızıyı mı istersin?" gibi seçenekli sorular daha kolay geliyor.
- Küçükten başlamak. Kalabalık sınıf yerine tek arkadaşla, öğretmen yokken, tanıdık bir odada geçen buluşmalar.
- Okulla iletişim. Öğretmenin çocuğu sınıf önünde konuşturmaya çalışmaması, yoklamada alternatif bir yol bulunması genellikle ilk adımdır.
- Aceleyi bırakmak. Bu çocuklarda ilerleme küçük adımlarla oluyor. Bir hafta içinde konuşmaya başlaması beklenmiyor.
İlgili Çalışma Alanı
İlgili Yazılar
- Çocuklarda Kaygı Bozuklukları: Belirtiler ve Tedavi Yöntemleri
- Okul Öncesi Çocuklarda Sosyal Becerilerin Önemi
- Çocuklarda Özgüven Nasıl Geliştirilir: Uzman İpuçları
Tanışmak ve sorularınızı konuşmak için bize ulaşabilirsiniz.
Randevu ve İletişim